6 Mayıs 2014 Salı

GOSSIP GIRL











Benim sevgili dizim. Nasıl özledim!  Blair,Dan,Nate,Chuck, bazen sinir olsam da Serena,Vanessa...Hiç bitmeseydi,sonsuza dek sürseydi. Ne iyi olurdu.
Birçok bölümünü en az 5 kez izledim. Hiç sıkılır mıyım ki bu diziden?!
Bu bölümün bende yeri çok ayrı. En sevdiğim bölümlerden. Sonunu en sevdiğim bölüm de bu. Başı da çok güzel. Blair yine Audrey Hepburn olarak karşımıza çıkıyor. Elbette çok zarif.
Blair Dan ile arasındaki buzları biraz eritmeye başlıyor. Annesinden güzel bir öç alıyor.
Blair ile Serana arkadaşlığına bayılıyorum. Hiçbir zaman böyle bir arkadaşlığım olmadı. Olur mu acaba? :(
Arkadaş konusunda kendimi bildim bileli çok sıkıntılıyım. Öncelikle çekingen biri olduğumdan zaten çok arkadaşım olmuyor. Ancak şimdiye dek en yakın arkadaşım olarak tanımlayabileceğim iki kişi de bana düş kırıklığı yaşattı. Hele bir tanesi. Onu anlatmayacağım,başka bir yazımda yakınmıştım zaten ondan.
Diğeriyse beni çok şaşırtmıştı. Şimdi biz bunla çocukluk arkadaşıyız. Biz eski evimizden taşındık,liseye başladık;okullarımız ayrıldı. Ancak daha az görüşsek de samimiyetimiz hiçbir zaman azalmadı.Ben o kızla bunu en yakın arkadaşım olarak görüyordum. Ancak o beni en yakın arkadaşı olarak görmüyormuş. Bunu da şöyle söyledi: Bunun lisede çok samimi olduğu arkadaşı vardı. İşte bu kız onun hiç bildiği biri gibi değilmiş. Kız bunun arkasından konuşuyormuş sürekli. Bana dedi ki;en yakın arkadaşımdı, dedi. Ben de açıkçası biraz kırıldım. Ne bileyim,elbette beni an yakın arkadaşı olarak görmek durumunda değil. Ancak kaç yıllık arkadaşken yerini birinin alması kırdı beni. Şimdi arkadaşlığımızda bir değişiklik yok. Ancak ben içimden birkaç dedim yeri gelince, git yine onunla arkadaşlık et,benim yerimi alanlarla konuş, diye. Çocukça belki. Elimde değil,geçti aklımdan.
Ben yalnızlığı çok seviyorum. Ancak bazı şeyler yalnız başına yapılmıyor ya da tadını alamıyorsun.
Neyse Blair Waldrof'u örnek alan biri olarak belki ben de Serena'mı bulurum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder