30 Mayıs 2014 Cuma

PİSİCİK

Dün camdan bakıyordum. Komşumuz kedilere mi bakıyorsun, dedi. Ben de gülümsedim. Sonra içeriden bir kutu çıkararak al bunları,dedi gülerek. Yeni doğmuş yavru pisiler. Küçücük.
Salı gecesi bir kedi onların bodrumunda bu yavruları doğurmuş. Annesini arıyor o da bodrumda yok. Annemle indik. Emin misin, bodrumda olduğuna,dedim ben. Bilmiyorum,dedi işte.
Sonra biz gittik. Ben yine camdan bakarken küçük bir kedi geldi. Onların kapısının önünde miyavlıyor,kapıya atlıyor,girecek yer arıyor. Ben o kediyi sürekli görürüm. Hiç öyle gidip de kapının önünde durduğunu bile görmedim. Dedim bu mu acaba? Siyah-beyaz bir kedi olduğunu söylemişlerdi. Bu kedi çoğunluk siyah,ayakları falan beyazlı. Sonra komşuya seslendim. Bir kedi geldi,miyavladı falan diye.
Beş-on dakika sonra yine geldi. Bu kez daha çok durdu. Baya miyavladı,bakındı. Yok...
Sonra komşumuz o gittikten sonra kutuyu çıkardı. Kedi geldi,kutuya bakıp girdi. Öyle şaşırdım ki,o kedi daha küçüktü. Gebe olduğunu bile anlamadık. Hatta iki gün önce ben ona yemek verdim. Sonra da 'Karnı ne şişmiş,hala yemek istiyor.'' dedim. Sanki yemeği fazla kaçırmış gibi duruyordu.
İşte akşamüzeri ben pisiciğe loğusa ziyaretine gittim. :D Tısladı,yavrularına bir şey yapacağım falan sandı. Büyümüş de  annelik yaparmış küçüğüm benim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder