twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2016 Çarşamba

İNTERNET YAPMACIKLIKLARI

İnternette birçoğumuzun sinir olduğu ve çok kişinin de yaptıkları şeyler var. İnternet zaten yeterince yapay,bir de bazı insanlar sayesinde yapaylık derecesi artıyor.
Mesela artık suyunun çıktığı şeylerden biri:
Çok yakışıklı ya da çok güzel bir kadının görselini paylaşıp, işte yanındaki eşyaya,hayvana falan köpek benden daha yakışıklı,bilmem ne benden daha güzel, yazmaları. Yani bir kez yaparsın,iki kez de... Artık gerçekten suyu çıktı. Ki bence hiç de gülünç değil. Salt beğeni için bir insanı överken kendini bildiğin aşağılamak. Ki bazıları içten içe kendini de ne beğeniyordur.
''Nofilter'' yazıp yüzünün yarısını kapatmak ya da makyajlı fotoğrafını koymak.Hayır, kimseyi dış görünüşüyle kesinlikle yargılayamam. Hakkım da yoktur zaten. Konu; sözde doğal güzelim,algısı yaratıp belki de yalan bile söylemeden insanları kandırmak. Ya da ''makyajsız'' yazıp yine üzerinde oynanmış fotoğraf paylaşmak.
Ya da birine iyilik yapıp hemen sosyal basında paylaşmak. Birilerine örnek olmak istersin o ayrı. Kampanyalar bile oluyor. Ancak bir iyilik yaptım, hemen paylaşmalıyım. Yani bazı iyilikleri insanlar bilmese de olur.
Bir de şey var. Abartılmayacak bir iyiliği mucizeymiş gibi göstermek. Bunu da kendisi yapmıyor. Yani başkasının yaptığı iyiliği paylaşıyor.Yani zaten olması gereken o. Abarta abarta bir hal oluyorlar.
Ki zaten birçok insanın-iyilik bile olsa- fotoğrafı habersiz paylaşılıyor. Bakalım o kişi bunu ister mi? Bakalım o kişi insanlar onu övse bile o fotoğrafın herkesçe görülmesini ister mi? Ha bir de daha kötüsü var. Dalga geçmek amaçlı. Yani gerçekten hiç mi vidanın yok? Bütün herkes dalga geçecek,sen de iki beğeni için onu millete güldürüyorsun,ön ayak oluyorsun.
Gerçi artık beğenilerden de para kazanılıyor ya. Onlar da ''işlerine'' bakıyorlar. Sonuçta önemli olan o kişinin utanıp üzülmesi değil senin o beğenilerden takipçi toplayıp para kazanmak.
Yaptığın birçok şey ''çalıntı'' da olsa.
Birisi bir şaka yapar. Hemen kopyala-yapıştır. Bu da bir emek hırsızlığı. Kaldı ki sen bundan para kazanıyorsun, işin olmuş.
Birçok yerden çeviri yapıp,çalmak da var. Yabancı sitelerde görürüz,birkaç hafta,birkaç ay sonra Türkçesi. Aman çok güldük,aynı şakaya başka bir dil olunca.
Ki çoğunun da yazdığı hep aynı ''sevdiğim kişi  geç yazınca ben.demek sevdiğim kişinin paylaştığı fotoğrafı beğendin''. Bin tane fotoğraf paylaşıyor. Dünyanın en güzel fotoğrafını buldum,dünyanın en masum fotoğrafı. Karar ver zaten dünyanın en güzel fotoğrafını zaten 10 kez paylaştın. Hangisi? Bazıları gerçekten iyi de çoğu birbirinin de kopyası.
Aynı şeyi yapıp da başarılı olana bir şey diyemem de bazı kişiler gerçekten üzerine alınmalı bence.

26 Ocak 2015 Pazartesi

Facebook,Twitter,YouTube... Üçünü de seviyorum,kullanıyorum.Ancak en iyisi Blogspot.
En çok içimi döktüğüm ve samimi bulduğum yer burası.

28 Nisan 2014 Pazartesi

BOW WOW





Bow Wow bu görselleri Twitter ile Facebook hesabı üzerinden paylaştı. Çok duygulandım. Kızı 3 yaşına girdi. Vay be! Doğduktan sonra çekilen fotoğraflar aklıma geldi. Dün gibi.

20 Aralık 2013 Cuma

GİZLENEN YÜZLER

Bence Facebook,Instagram, Twitter kimseyi değiştirmedi. Asıl bazı insanların gerçek yüzlerini gösterdi.
Gizlemek durumunda kaldıkları,bir türlü gösteremedikleri yüzlerini gösterdi.
Dış ortamda insanlar yalnız olabilir. Kimse onunla konuşmaz,eğlenmez,gezmez. E durum böyle olunca da insanlar kendilerinin o ''havalı" yüzlerini gösteremediler. Ya da çok arkadaşı olsun,bazı şeyleri gözümüze bu deli sokamazlar ki.
E Facebook,Twitter,Instagram öyle mi? Engelleyen yok.
O yüzden insanlar içindekilerini ortaya çıkarttı:
Bakın ne çok eğleniyorum,her gün eğleniyorum, sürekli geziyorum,çok mutluyum,arkadaş çevrem çok kalabalık,bakın bakın ne çok param var,istediğim her şeyi alabiliyorum,bakın çok güzelim,evet,belki oynadım biraz fotoğrafla;ancak güzelliğime güzellik katsın diye.
Yani,herkes yaşamından bir şeyler paylaşabilir de,her gün,her yaptığının paylaşması bence yapmacık ve daha da önemlisi hava atma amacında gibi görünüyor.
Anladık;eğleniyorsun. Görüyoruz;oldukça varlıklısın.
Biraz da kendi başına eğlensen de,her yaptığını bilmesek.
Ya da belki, biraz da kendin için eğlensen de her gün gözümüze o imrenilecek yaşamını sokmaktan vazgeçsen.

25 Nisan 2011 Pazartesi

TAŞ DEVRİ'NE GÖTÜRÜN BENİ

''Gözden ırak gönülden de ırak olurmuş.'' derler. Çok doğru. Daha sabah düşündüm ''Sanırım onu unutmaya başlıyorum.'' diye. Ancak; bu internet varken buna olanak yok. Ne meraklıyım, kendimi de hiç tutmaya çalışmıyorum. Ah şu internet olmasaydı çoktan unuturdum seni. Gerçekten ama.
Tam daha az düşünüyorum derken hemen şu Facebook ,Twitter var ya ona bak. Gerçi denemedim biraz girmeyim, bakmayayım. Karanlık devirlere gitmek de istemiyorum aslında ama böyle de olmuyor ki...