Her şeyi abartan insanlara öyle sinir oluyorum ki. Ve çevremde de bu insanlardan çok var.
Yani kendiyle ilgili iyi bir şey beşse on yaparlar. Karşılarındaki kötü şeyi beşse on yaparlar.
''Yalancı'' desen köpürürler;ancak bire ''iki'' demek de bir şeyi olduğundan eksik ya da çok göstermek de yani abartmak da yalan değil mi?
insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mayıs 2016 Cuma
21 Temmuz 2014 Pazartesi
SESSİZ GÖZYAŞLARI
Yemin ediyorum böylesine de ayrımcılık olmaz ki ya. Ya ben sokaktaki kedileri yemek verirken bile eşit vermeye çalışıyorum;ancak bana en yakınlarım sürekli haksızlık yapıyor. Yaranamadım bir türlü. Bıktım,gerçekten bıktım.
Bir de salak gibi ağlıyorum. İçimden de kendime söyleniyorum,ne ağlıyorsun aptal gibi,diyorum. Ama yok aptalım ya,aptal olduğumu kanıtlayacağım ya. Gözyaşlarım hemen hazırda bekler zaten sürekli.
Bıktım sizden de,gözyaşlarımdan da...
Buralardan kaçmak istiyorum. Çok uzaklaşmak istiyorum. Kimsenin adımı bile bilmediği bir yere gitmek istiyorum. Param olsaydı çoktan kaçmıştım,çoktan.
Ağlarken bile bana bağıran var bir de. Sesimden mi rahatsız oldun canım? Oysaki ben sessiz ağladığımı sanıyordum.
Sessizce gitmeyeğim yalnız buradan. Gürültü kopacak. Yıkılacak buraları.Gözyaşlarımın her biri geri dönecek teker teker.
Gözyaşlarım büyütüyor içimdekimi hırsımı. Her gözyaşıma neden sizsiniz.Yazıklar olsun size. Çiçeklerimi koparamayacaksınız. Solduramayacaksınız biricik düşlerimi,umut kokan çiçeklerimi. Umudum toprak olmayacak.
Bir de salak gibi ağlıyorum. İçimden de kendime söyleniyorum,ne ağlıyorsun aptal gibi,diyorum. Ama yok aptalım ya,aptal olduğumu kanıtlayacağım ya. Gözyaşlarım hemen hazırda bekler zaten sürekli.
Bıktım sizden de,gözyaşlarımdan da...
Buralardan kaçmak istiyorum. Çok uzaklaşmak istiyorum. Kimsenin adımı bile bilmediği bir yere gitmek istiyorum. Param olsaydı çoktan kaçmıştım,çoktan.
Ağlarken bile bana bağıran var bir de. Sesimden mi rahatsız oldun canım? Oysaki ben sessiz ağladığımı sanıyordum.
Sessizce gitmeyeğim yalnız buradan. Gürültü kopacak. Yıkılacak buraları.Gözyaşlarımın her biri geri dönecek teker teker.
Gözyaşlarım büyütüyor içimdekimi hırsımı. Her gözyaşıma neden sizsiniz.Yazıklar olsun size. Çiçeklerimi koparamayacaksınız. Solduramayacaksınız biricik düşlerimi,umut kokan çiçeklerimi. Umudum toprak olmayacak.
31 Aralık 2013 Salı
KENDİN OLAMAMAK
Kendini ait olmadığı bir yere hapsetmek niye? Olmadığı gibi biri gibi görünerek,bu yüzden güzel sözler duyunca sevinmek niye? Gerçek övgüler değil ki onlar.
Öyle çok var ki böyleleri. Yaşları küçük ya da büyük. Dinlemediği müziğin,sanatçının bir delisi gibi davranmak,iki tane futbolcunu bildiği takım için ölebilmek?...
Yani bir insan seni dinlediğin müzikten dolayı seviyor,seni üstün görüyorsa sen daha çok ondan kaçmalısın. Sen bir de onların yanına gidiyorsun.
Dinleme Nirvana,Teoman... Ne olacak? Bir eksiklik mi bu? Salt dinlediğin müzikten dolayı havalı mı oluyorsun sen? Senin iyi olmanı sağlayacak tek neden bu mu? Öyleyse bu şarkıları sevmeye zorla kendini.
Bir yere ait olma çabası... Ait olmadığın bir yere ait olma çabası. Kendin olmak çok mu güç?
Ben sevmiyorum Duman,dinlemiyorum. Hadi büyültün bu yazıyı,herkesin gözüne sokarcasına. Çünkü ''sevmediğin bir şeyi dinlememek'' suç.
Sonra da ön yargı çok kötü bir şey ya,deyin. Yargılanmaya karşı çıkarsınız,bir insanı salt müzik zevkiyle bile aşağılayabilirsiniz.
Ön yargıya karşısınızdır;ancak bir sanatçının iki şarkısını beğenmeyince dünyanın en kötü şarkıcısı ilan edersiniz. Geçtim hayranlarını,yalnızca onu dinleyenleri bile kötülersiniz. Zekasına bile laf edersiniz.
Yalnızca sizin müzik zevkleriniz,yalnız sizin film zevkleriniz,yalnız sizi dizi,kitap zevkleriniz,yalnızca sizin güzel-yakışıklı kıstaslarınız doğrudur.
Kendinizi herkesten farklı gibi görürsünüz,bu farklılığı da bir üstünlük konusu yaparsınız.
Dahası iki şarkı dinlemekle farklı olunmayacağını anlayamamışsınız.
Ve de, hepiniz farklıysanız ve bu ''farklı'' kişilerin sayısı çoksa farklılık da farklılık olmuyor artık.Aman hadi çabuk sıradanlaşın,öyleyse azınlıkta kalmalısınız siz. Böyle yaparak çoğunlukta olmayı seçmişsiniz,azınlıkta olduğunu sanarak.
Dışlanmaktan konuşursunuz,sonra bulursunuz Facebook'tan falan birinin bir görselini,paylaşır da paylaşırsınız. Dalga geçersiniz,aşağılarsınız. Çünkü sizin hakkınız. İnsanları görünüşünden dolayı aşağılarsanız. Sonra insanlar güzelsen sana daha iyi davranıyor. :( , yazarsınız.
Durum böyle olunca aynı tip insanlar ortaya çıktı: Lana Del Rey,Duman,Teoman,Cem Adrian ve türevlerinin(sanatçıları kötülemiyorum) hastası olan,uyku bağımlısı,her saat uyuyabilen;ancak çok geç saatlerde yatan,sürekli okulu kötüleyen,Vans delisi,kulaklığı bir yaşam aygıtı olarak gören,Nutella aşığı,yağmur yağdığında düşündüğü tek şey ''acilen kitap okumalıyım.'' olan,aşırı kitap delisi,kitaba para vermeyi öven...
Bu özelliklere ''gerçekten'' sahip olanları kötülüyor muyum? Asla.
Bunların tümü aynı insanda oluyorsa,kusura bakmayın da bu insanlar 10 taneyse 5'i yalancıdır.
Anlamadığım şeylerden biri de şu: Diyor ya dışlıyorlar bıdı bıdı,diye. Kendileri de herkesi aynı kefeye koyuyor ya da dışlıyor.
Yalnız bu dediğimi neredeyse herkes yapıyor: Beğenmediği müziği,kalitesiz müzik-kendince dinleyenleri aşağılıyorlar. Sanane. Bu kadar basit. Ben de o aşağılananlar arasındayım. Evet,Demet Akalın dinliyorum;evet,Petek Dinçöz de dinliyorum.
Ve sana bir şey söyleyeyim mi? Bu kişilerin belki her şarkısının sözlerinde kendini kaybetmezsin;ancak çoğu övüp övüp bitirilemeyen insandan daha iyi besteli şarkılar söylüyor. Ben şarkı dinlemek istiyorum,şiir değil.
Çoğu beğenilen şarkının bestesi yok,tıpkı bir şiir. Hepsi kopya. Bir de iki tane yürekten kopmuş gibi gösterilen söz,değişik benzetmeler... Al sana inanılmaz bir sanat eseri.
Şarkının da yavaş olması artısıdır.
Şimdi sen de eleştiriyorsun,derseniz. Ölçülü eleştiriye zaten bir şey dediğim yok. Kimse de beğenmek durumunda değil hiçbir şeyi.
Ancak aşağılamak çok başka bir şey.
Bu benim saydığım ünlüler dışında da var.Daha büyük kesimlerce aşağılanan var. İşte onları bile aşağılama hakkın yok. Beğenmiyorsan dinleme. Bu kadar kolay.
Bir de bunlardan olmaya çalışan var. Kendini ille bir yere sokacak. Her konu hakkında,konuyu bilsin bilmesin, bir görüşü vardır. Bu görüş genellikle ''farklı'' olmak durumundadır. Çünkü onlar bu gezegenden değildir. Zaten onlar bu gezegenden daha iyisini ister ve hak eder.
Mor bulutların,pembe dağların,turuncu göllerin olduğu bir gezegen. Neden mi bu renkler? E onlar sıradan şeyleri sevmez ki.
Nerede kaldım? Her konuda bir görüşleri vardır. İlle bir şeyin tarafı olacaktır. Takımların mesela...
Yani bir futbolcuya hayran oluyor,ölüyor: ''Ben Galatasaray için şunu yaparım,Fenerbahçe benim her şeyim...''
Sev o sevdiğin adamı; ancak olmadığın bir yere sokma kendini. Galatasaray için ölürüm,der Metin Oktay'ı bilmez.
Senden olmayanı dışlama çok: Şu takımı tutan şöyledir,Duman dinlemeyen yaşamasın,Teoman sevmiyorsan olmamışsın sen...
Şaka yollu da olsa,bir dışlama, hatta aşağılama var.
İşte bu dışlama yüzünden de insanlar olmadığı biri gibi gözükme çabasında.
Dışlayanda da suç var,kendi gibi olmayıp onların içine katılmaya çalışanda da.
Not: Bu yazıyı aslında 29 Mayıs 2013'te yazmıştım;ancak üzerinde çokça değiştirme yaptığımdan yeniden yayınlıyorum.
Öyle çok var ki böyleleri. Yaşları küçük ya da büyük. Dinlemediği müziğin,sanatçının bir delisi gibi davranmak,iki tane futbolcunu bildiği takım için ölebilmek?...
Yani bir insan seni dinlediğin müzikten dolayı seviyor,seni üstün görüyorsa sen daha çok ondan kaçmalısın. Sen bir de onların yanına gidiyorsun.
Dinleme Nirvana,Teoman... Ne olacak? Bir eksiklik mi bu? Salt dinlediğin müzikten dolayı havalı mı oluyorsun sen? Senin iyi olmanı sağlayacak tek neden bu mu? Öyleyse bu şarkıları sevmeye zorla kendini.
Bir yere ait olma çabası... Ait olmadığın bir yere ait olma çabası. Kendin olmak çok mu güç?
Ben sevmiyorum Duman,dinlemiyorum. Hadi büyültün bu yazıyı,herkesin gözüne sokarcasına. Çünkü ''sevmediğin bir şeyi dinlememek'' suç.
Sonra da ön yargı çok kötü bir şey ya,deyin. Yargılanmaya karşı çıkarsınız,bir insanı salt müzik zevkiyle bile aşağılayabilirsiniz.
Ön yargıya karşısınızdır;ancak bir sanatçının iki şarkısını beğenmeyince dünyanın en kötü şarkıcısı ilan edersiniz. Geçtim hayranlarını,yalnızca onu dinleyenleri bile kötülersiniz. Zekasına bile laf edersiniz.
Yalnızca sizin müzik zevkleriniz,yalnız sizin film zevkleriniz,yalnız sizi dizi,kitap zevkleriniz,yalnızca sizin güzel-yakışıklı kıstaslarınız doğrudur.
Kendinizi herkesten farklı gibi görürsünüz,bu farklılığı da bir üstünlük konusu yaparsınız.
Dahası iki şarkı dinlemekle farklı olunmayacağını anlayamamışsınız.
Ve de, hepiniz farklıysanız ve bu ''farklı'' kişilerin sayısı çoksa farklılık da farklılık olmuyor artık.Aman hadi çabuk sıradanlaşın,öyleyse azınlıkta kalmalısınız siz. Böyle yaparak çoğunlukta olmayı seçmişsiniz,azınlıkta olduğunu sanarak.
Dışlanmaktan konuşursunuz,sonra bulursunuz Facebook'tan falan birinin bir görselini,paylaşır da paylaşırsınız. Dalga geçersiniz,aşağılarsınız. Çünkü sizin hakkınız. İnsanları görünüşünden dolayı aşağılarsanız. Sonra insanlar güzelsen sana daha iyi davranıyor. :( , yazarsınız.
Durum böyle olunca aynı tip insanlar ortaya çıktı: Lana Del Rey,Duman,Teoman,Cem Adrian ve türevlerinin(sanatçıları kötülemiyorum) hastası olan,uyku bağımlısı,her saat uyuyabilen;ancak çok geç saatlerde yatan,sürekli okulu kötüleyen,Vans delisi,kulaklığı bir yaşam aygıtı olarak gören,Nutella aşığı,yağmur yağdığında düşündüğü tek şey ''acilen kitap okumalıyım.'' olan,aşırı kitap delisi,kitaba para vermeyi öven...
Bu özelliklere ''gerçekten'' sahip olanları kötülüyor muyum? Asla.
Bunların tümü aynı insanda oluyorsa,kusura bakmayın da bu insanlar 10 taneyse 5'i yalancıdır.
Anlamadığım şeylerden biri de şu: Diyor ya dışlıyorlar bıdı bıdı,diye. Kendileri de herkesi aynı kefeye koyuyor ya da dışlıyor.
Yalnız bu dediğimi neredeyse herkes yapıyor: Beğenmediği müziği,kalitesiz müzik-kendince dinleyenleri aşağılıyorlar. Sanane. Bu kadar basit. Ben de o aşağılananlar arasındayım. Evet,Demet Akalın dinliyorum;evet,Petek Dinçöz de dinliyorum.
Ve sana bir şey söyleyeyim mi? Bu kişilerin belki her şarkısının sözlerinde kendini kaybetmezsin;ancak çoğu övüp övüp bitirilemeyen insandan daha iyi besteli şarkılar söylüyor. Ben şarkı dinlemek istiyorum,şiir değil.
Çoğu beğenilen şarkının bestesi yok,tıpkı bir şiir. Hepsi kopya. Bir de iki tane yürekten kopmuş gibi gösterilen söz,değişik benzetmeler... Al sana inanılmaz bir sanat eseri.
Şarkının da yavaş olması artısıdır.
Şimdi sen de eleştiriyorsun,derseniz. Ölçülü eleştiriye zaten bir şey dediğim yok. Kimse de beğenmek durumunda değil hiçbir şeyi.
Ancak aşağılamak çok başka bir şey.
Bu benim saydığım ünlüler dışında da var.Daha büyük kesimlerce aşağılanan var. İşte onları bile aşağılama hakkın yok. Beğenmiyorsan dinleme. Bu kadar kolay.
Bir de bunlardan olmaya çalışan var. Kendini ille bir yere sokacak. Her konu hakkında,konuyu bilsin bilmesin, bir görüşü vardır. Bu görüş genellikle ''farklı'' olmak durumundadır. Çünkü onlar bu gezegenden değildir. Zaten onlar bu gezegenden daha iyisini ister ve hak eder.
Mor bulutların,pembe dağların,turuncu göllerin olduğu bir gezegen. Neden mi bu renkler? E onlar sıradan şeyleri sevmez ki.
Nerede kaldım? Her konuda bir görüşleri vardır. İlle bir şeyin tarafı olacaktır. Takımların mesela...
Yani bir futbolcuya hayran oluyor,ölüyor: ''Ben Galatasaray için şunu yaparım,Fenerbahçe benim her şeyim...''
Sev o sevdiğin adamı; ancak olmadığın bir yere sokma kendini. Galatasaray için ölürüm,der Metin Oktay'ı bilmez.
Senden olmayanı dışlama çok: Şu takımı tutan şöyledir,Duman dinlemeyen yaşamasın,Teoman sevmiyorsan olmamışsın sen...
Şaka yollu da olsa,bir dışlama, hatta aşağılama var.
İşte bu dışlama yüzünden de insanlar olmadığı biri gibi gözükme çabasında.
Dışlayanda da suç var,kendi gibi olmayıp onların içine katılmaya çalışanda da.
Not: Bu yazıyı aslında 29 Mayıs 2013'te yazmıştım;ancak üzerinde çokça değiştirme yaptığımdan yeniden yayınlıyorum.
20 Aralık 2013 Cuma
GİZLENEN YÜZLER
Bence Facebook,Instagram, Twitter kimseyi değiştirmedi. Asıl bazı insanların gerçek yüzlerini gösterdi.
Gizlemek durumunda kaldıkları,bir türlü gösteremedikleri yüzlerini gösterdi.
Dış ortamda insanlar yalnız olabilir. Kimse onunla konuşmaz,eğlenmez,gezmez. E durum böyle olunca da insanlar kendilerinin o ''havalı" yüzlerini gösteremediler. Ya da çok arkadaşı olsun,bazı şeyleri gözümüze bu deli sokamazlar ki.
E Facebook,Twitter,Instagram öyle mi? Engelleyen yok.
O yüzden insanlar içindekilerini ortaya çıkarttı:
Bakın ne çok eğleniyorum,her gün eğleniyorum, sürekli geziyorum,çok mutluyum,arkadaş çevrem çok kalabalık,bakın bakın ne çok param var,istediğim her şeyi alabiliyorum,bakın çok güzelim,evet,belki oynadım biraz fotoğrafla;ancak güzelliğime güzellik katsın diye.
Yani,herkes yaşamından bir şeyler paylaşabilir de,her gün,her yaptığının paylaşması bence yapmacık ve daha da önemlisi hava atma amacında gibi görünüyor.
Anladık;eğleniyorsun. Görüyoruz;oldukça varlıklısın.
Biraz da kendi başına eğlensen de,her yaptığını bilmesek.
Ya da belki, biraz da kendin için eğlensen de her gün gözümüze o imrenilecek yaşamını sokmaktan vazgeçsen.
Gizlemek durumunda kaldıkları,bir türlü gösteremedikleri yüzlerini gösterdi.
Dış ortamda insanlar yalnız olabilir. Kimse onunla konuşmaz,eğlenmez,gezmez. E durum böyle olunca da insanlar kendilerinin o ''havalı" yüzlerini gösteremediler. Ya da çok arkadaşı olsun,bazı şeyleri gözümüze bu deli sokamazlar ki.
E Facebook,Twitter,Instagram öyle mi? Engelleyen yok.
O yüzden insanlar içindekilerini ortaya çıkarttı:
Bakın ne çok eğleniyorum,her gün eğleniyorum, sürekli geziyorum,çok mutluyum,arkadaş çevrem çok kalabalık,bakın bakın ne çok param var,istediğim her şeyi alabiliyorum,bakın çok güzelim,evet,belki oynadım biraz fotoğrafla;ancak güzelliğime güzellik katsın diye.
Yani,herkes yaşamından bir şeyler paylaşabilir de,her gün,her yaptığının paylaşması bence yapmacık ve daha da önemlisi hava atma amacında gibi görünüyor.
Anladık;eğleniyorsun. Görüyoruz;oldukça varlıklısın.
Biraz da kendi başına eğlensen de,her yaptığını bilmesek.
Ya da belki, biraz da kendin için eğlensen de her gün gözümüze o imrenilecek yaşamını sokmaktan vazgeçsen.
29 Ağustos 2012 Çarşamba
HAKSIZLIK
Aman sakın yakın olduğunuz birine size yapılan haksızlıkları söylemeyin. En azından açık bir biçimde!...
Sonra sen bencil,kıskanç oluyorsun. Bir de şu söz gelir ardından ; ''Aman canım, sen de ona mı dikkat ettin?''. Ona dikkat etmek denmez, sayısı çoğalınca olunca ister istemez dikkatini çekiyor insanın.
Sonra sen bencil,kıskanç oluyorsun. Bir de şu söz gelir ardından ; ''Aman canım, sen de ona mı dikkat ettin?''. Ona dikkat etmek denmez, sayısı çoğalınca olunca ister istemez dikkatini çekiyor insanın.
9 Ekim 2011 Pazar
İNSAN DEDİKLERİMİZ
Hani küçüklüğümüzde oyuncaklara sarılıp uyuruz ya. Benim de bir ayıcığım vardı. Üzgün olduğumda ona sarılırım geceleri hala. Onun da dili olsa diyecek: ''Hep üzgün olduğunda aklına geliyoruz.'' diye. Bugün de ona sarıldım.
Bazen çok üzgün olduğumda cansız varlıklara boş boş bakarım. Ya da kedilere bakarım. İnsanlarla olmak ya da konuşmak istemem. Çünkü konuşmanın çözüm getirmeyeceğini düşünürüm. İnsanlarla durmak istemem. Çünkü öyle anlarda genelde insanlara kızgın olurum. İnsanların yüzünden üzülürüm,üzülürüz genelde çünkü. Hayvanların yüzünden üzülmem ki. Onlardan dolayı üzülürüm ancak.
Hayvanlar-ki özellikle kediler-bana çokmasum,günahsız gelir.Kötülük düşünmez onlar.Bazen gözlerimden yaşlar akarak-bir kedim var- ona bakarım. Hayatımda en sevdiğim şeylerden. O benim canım. Ona bakarım. O da sanki benim üzüldüğümü anlar. Masumca bakar bana. Ben çok tuhaf olurum.
İşte hayvan dediğimiz varlıkların, bazı insan dediklerimizden iyi olduğunu görürüm...
Bazen çok üzgün olduğumda cansız varlıklara boş boş bakarım. Ya da kedilere bakarım. İnsanlarla olmak ya da konuşmak istemem. Çünkü konuşmanın çözüm getirmeyeceğini düşünürüm. İnsanlarla durmak istemem. Çünkü öyle anlarda genelde insanlara kızgın olurum. İnsanların yüzünden üzülürüm,üzülürüz genelde çünkü. Hayvanların yüzünden üzülmem ki. Onlardan dolayı üzülürüm ancak.
Hayvanlar-ki özellikle kediler-bana çokmasum,günahsız gelir.Kötülük düşünmez onlar.Bazen gözlerimden yaşlar akarak-bir kedim var- ona bakarım. Hayatımda en sevdiğim şeylerden. O benim canım. Ona bakarım. O da sanki benim üzüldüğümü anlar. Masumca bakar bana. Ben çok tuhaf olurum.
İşte hayvan dediğimiz varlıkların, bazı insan dediklerimizden iyi olduğunu görürüm...
15 Nisan 2011 Cuma
BENCİL VARLIK
Boşa uğraştığımı düşünmek istemiyorum.
İnsanların çok bencil olduklarını anladım. İyi insanların gerçekten az olduğunu.
Çoğu insanın seni bir işe yararsan sevdiğini daha doğrusu sevmiş gibi gözüktüğünü anladım. Sevmiş gibi yapmaları için bile bir işe yaraman gerekiyormuş.
İstediğim şeylerin gerçekleşmesinin hiç de kolay olmadığını biliyorum. Biliyordum da. Ama bunu görmek için çabalıyordum. Söylediğimde yüzüme gülenler oldu. ''Saçmala,abartma.'' diyenler oldu.
Neden ama? Hepimiz bu dünyaya bir amaç için gelmedik mi? Kimi küçük şeyler ister. Kimi büyük şeyler ister. Hepimizin istediği büyük şeyler de vardır ama. E bunun için uğraşmak mı saçma?
Ve insanlar ne denli unutkan olduğunu öğrendim. Sen hiçbir şey demeden, yüzüne bakmayan insana bir yardım yaparsın. Yarın seni görmeyen, takmayan o olur. Çok bir şey beklemezsin ki. biraz değerinin bilinmesini. Senin de insan olduğunun unutulmamasını. Senin de kırılabileceğini ya da kızabileceğinin bilinmesini. Bunu bence insan sevmediği birine bile yapmalı. Ona karşı iyilik meleği gibi davranamazsın - evet- ama durup dururken da kırmak yersiz.
Aslında değmeyen insanın davranışları takmamak gerek. Düşünmemek gerek. ''Neden?'' diye sormamak gerek. Nedeni belli: Benciller. Çok benciller üstelik. Ancak öyle çok bencil insan var ki. Öyle çok ki. Kendini soyutlamak gerek belki de...
İnsanların çok bencil olduklarını anladım. İyi insanların gerçekten az olduğunu.
Çoğu insanın seni bir işe yararsan sevdiğini daha doğrusu sevmiş gibi gözüktüğünü anladım. Sevmiş gibi yapmaları için bile bir işe yaraman gerekiyormuş.
İstediğim şeylerin gerçekleşmesinin hiç de kolay olmadığını biliyorum. Biliyordum da. Ama bunu görmek için çabalıyordum. Söylediğimde yüzüme gülenler oldu. ''Saçmala,abartma.'' diyenler oldu.
Neden ama? Hepimiz bu dünyaya bir amaç için gelmedik mi? Kimi küçük şeyler ister. Kimi büyük şeyler ister. Hepimizin istediği büyük şeyler de vardır ama. E bunun için uğraşmak mı saçma?
Ve insanlar ne denli unutkan olduğunu öğrendim. Sen hiçbir şey demeden, yüzüne bakmayan insana bir yardım yaparsın. Yarın seni görmeyen, takmayan o olur. Çok bir şey beklemezsin ki. biraz değerinin bilinmesini. Senin de insan olduğunun unutulmamasını. Senin de kırılabileceğini ya da kızabileceğinin bilinmesini. Bunu bence insan sevmediği birine bile yapmalı. Ona karşı iyilik meleği gibi davranamazsın - evet- ama durup dururken da kırmak yersiz.
Aslında değmeyen insanın davranışları takmamak gerek. Düşünmemek gerek. ''Neden?'' diye sormamak gerek. Nedeni belli: Benciller. Çok benciller üstelik. Ancak öyle çok bencil insan var ki. Öyle çok ki. Kendini soyutlamak gerek belki de...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)