Bugün çok sinirliyim. Öyle böyle değil. Dünden geliyor sinirim.
Öncelikle bazı arkadaşlarımdan burada da yakınmıştım. İşte o arkadaşlarımla ortak arkadaşım olan başka bir kıza o sorunlarımı anlatmıştım. Canım hem sıkkındı hem de onlardan soğuduğumu onun da bana öneri vermesini istemiştim. Yani ne olup ne bittiğini biliyor. Ancak bu kızın da hareketleri sinirimi bozmaya başladı. Bu kız çok alıngan. Tamam ben de alınganım,yalan değil. Ancak her şeye de alındığını belli etmiyorum arkadaşlarıma. Bayıyor çünkü. Neyse bu her alındığını belli ediyor. :ok sıktı artık. Ki ben arkadaşlarıma çok kibar davranıyorum,kızgınlıklarımı bile belli etmiyorum. Birgün patlayacağım,gelmiş geçmiş bütün sinirimi çıkaracağım. Görecek alınmak neymiş. Bu kez gerçekten alınması gerekecek.
Sonra bu kız çok da nankör. Evet,kötü şeyler yaşadı. Ona asla lafım yok. Ancak ben de ona gerçekten kötü şeyler yaşadığımı söyledim,bu arkadaş olayları dışında. Öyleyse onun da bana saygılı davranması gerek.
Bu kız yurtta kalıyor ve bilgisayarı yok. Bizim ortak aldığımız bir dersten de öğretmen ödev veriyor. Bilgisayarda okulun sistemine yükleyeceğiz. Neyse,bilgisayarı olmadığını bildiğimden ben seninkini de yaparım,dedim.
Ancak,bunun sistemine girdiğimde sürekli sorun çıkıyor. Sayfa bomboş. Kaç kez denedim. Yarım saatten fazla yalnızca ödevi yüklemek için bekledim. Bir dakikayı almayan bir işlem.
Saat de geç oldu,artık yatacağım. Ben de ona Facebook'tan yazdım. Ben deniyorum,hala açılmadı seninki. Sen yarın okuldan yaparsın, diye. Facebook'ta geç saatlere dek durduğunu biliyorum. Ki okulun bilgisayarından yapabileceği halde ben iyilik olsun diye teklif ettim. Yaparım o sorun değil. Bu denli nankörlüğü bezdirdi.
Neyse 5 dakika sonra görüldü,yazısı çıktı. Ne bir sağ ol,ne bir tamam, ben yaparım, yazısı yok. Neyse kızdım. Çünkü o kadar uğraşmaya bir teşekkürü çok göre insanlar beni hep kızdırmıştır. Buna karşın ben yine ne olur ne olmaz diye denedim. Açıldı sistem. Ödevi yükledim. Ben de onun bir şey yapmasına gerek kalmadığını sistemin açıldığını söyledim. Yine bir beş dakika sonra falan görüldü,yazısı. Ama yine teşekkür yok!
Ve bu kaç kez oldu. Çünkü bu ödevle ilgili bir de iki hafta önce su sorun çıktı. Öğretmenin verdiği ödevin bir kısmından emin olamadım. Sordum onu da geçireyim mi,diye. Yine gördü,yine yazmıyor hanım! En sonunda ertesi gün okula gidince sordum.
Sonra kızımızın şu alınganlık huyu yüzünden ancak şakayla karışık sorabildim. Neden sürekli yanıt yazmıyorsun,diye. Neymiş sevgili durumu varmış. Kafası çok karışıkmış. Başlarım sana da sevgiline de ödevine de. Bir yanıt yazmamak için asla yeterli bir neden değil bu.
Ki kafası karışık falan da değil. Bildiğin atıyor. Çocukla yeni tanışıyorlar. Hiç de bir sorun yok. Hem iyi anlaşıyorlar hem de çocuğun bir kötülüğü yok. Neyin karışıklığı bu? Ki kafan karışık olsa da bana nankörlük yapmaya hakkın yok.
Gündüz sinirim buydu.
Akşamsa son dakikada yediğimiz gol sinirimi katladı. Üzüldüm. Bir de şuna üzüldüm:Ben takımım için bir şey yapamıyorum. Çıkıp ben mi oynayacağım? Takımı bu durumda görmek beni çok üzüyor. Ki Galatasaray'ımı benim bu yaşamda en değer verdiğim şeylerden biri.
Geceyi de pas geçmedik. Salt Atatürk'ü savunduğum için Müslümanlığıma söz söylediler. İnanabiliyor musunuz?
Atatürk mü Peygamberimiz mi,diyorlar ya! Ben onu öyle bir savunuyormuşum ki o durumda -peygamberimizden çok seviyormuşum gibi- gözüküyormuşum.
Ya sen kimsin ki benim dinime söz söylebiliyorsun? Bu mu senin Müslümanlığın? Sen çok üstün müsün ki başkasının dinine söz söyleyebilme hakkını kendinde görüyorsun? Çok Müslümansan saygılı davranacaksın. Laf başında dinden konuşur,dinimizin kurallarını ancak ibadetten ibaret görür,bir saygıyı çok görür.
Aynen böyle! Ne güzel Müslümanlık bu! Yürü kim tutar seni,tüm insanları Müslüman yaparsın bu aşkla. İki namaz kıldın diye kendini adam sanma. Kul hakkına da girme.
Ha bu arada Atatürk'e küfür ve iftira görevini yerine getirdiğine görse sen de gerçek(!) bir Müslümansın.
Alın Atatürk'ün günahlarını,alın!
ön yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ön yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Mart 2014 Pazar
31 Aralık 2013 Salı
KENDİN OLAMAMAK
Kendini ait olmadığı bir yere hapsetmek niye? Olmadığı gibi biri gibi görünerek,bu yüzden güzel sözler duyunca sevinmek niye? Gerçek övgüler değil ki onlar.
Öyle çok var ki böyleleri. Yaşları küçük ya da büyük. Dinlemediği müziğin,sanatçının bir delisi gibi davranmak,iki tane futbolcunu bildiği takım için ölebilmek?...
Yani bir insan seni dinlediğin müzikten dolayı seviyor,seni üstün görüyorsa sen daha çok ondan kaçmalısın. Sen bir de onların yanına gidiyorsun.
Dinleme Nirvana,Teoman... Ne olacak? Bir eksiklik mi bu? Salt dinlediğin müzikten dolayı havalı mı oluyorsun sen? Senin iyi olmanı sağlayacak tek neden bu mu? Öyleyse bu şarkıları sevmeye zorla kendini.
Bir yere ait olma çabası... Ait olmadığın bir yere ait olma çabası. Kendin olmak çok mu güç?
Ben sevmiyorum Duman,dinlemiyorum. Hadi büyültün bu yazıyı,herkesin gözüne sokarcasına. Çünkü ''sevmediğin bir şeyi dinlememek'' suç.
Sonra da ön yargı çok kötü bir şey ya,deyin. Yargılanmaya karşı çıkarsınız,bir insanı salt müzik zevkiyle bile aşağılayabilirsiniz.
Ön yargıya karşısınızdır;ancak bir sanatçının iki şarkısını beğenmeyince dünyanın en kötü şarkıcısı ilan edersiniz. Geçtim hayranlarını,yalnızca onu dinleyenleri bile kötülersiniz. Zekasına bile laf edersiniz.
Yalnızca sizin müzik zevkleriniz,yalnız sizin film zevkleriniz,yalnız sizi dizi,kitap zevkleriniz,yalnızca sizin güzel-yakışıklı kıstaslarınız doğrudur.
Kendinizi herkesten farklı gibi görürsünüz,bu farklılığı da bir üstünlük konusu yaparsınız.
Dahası iki şarkı dinlemekle farklı olunmayacağını anlayamamışsınız.
Ve de, hepiniz farklıysanız ve bu ''farklı'' kişilerin sayısı çoksa farklılık da farklılık olmuyor artık.Aman hadi çabuk sıradanlaşın,öyleyse azınlıkta kalmalısınız siz. Böyle yaparak çoğunlukta olmayı seçmişsiniz,azınlıkta olduğunu sanarak.
Dışlanmaktan konuşursunuz,sonra bulursunuz Facebook'tan falan birinin bir görselini,paylaşır da paylaşırsınız. Dalga geçersiniz,aşağılarsınız. Çünkü sizin hakkınız. İnsanları görünüşünden dolayı aşağılarsanız. Sonra insanlar güzelsen sana daha iyi davranıyor. :( , yazarsınız.
Durum böyle olunca aynı tip insanlar ortaya çıktı: Lana Del Rey,Duman,Teoman,Cem Adrian ve türevlerinin(sanatçıları kötülemiyorum) hastası olan,uyku bağımlısı,her saat uyuyabilen;ancak çok geç saatlerde yatan,sürekli okulu kötüleyen,Vans delisi,kulaklığı bir yaşam aygıtı olarak gören,Nutella aşığı,yağmur yağdığında düşündüğü tek şey ''acilen kitap okumalıyım.'' olan,aşırı kitap delisi,kitaba para vermeyi öven...
Bu özelliklere ''gerçekten'' sahip olanları kötülüyor muyum? Asla.
Bunların tümü aynı insanda oluyorsa,kusura bakmayın da bu insanlar 10 taneyse 5'i yalancıdır.
Anlamadığım şeylerden biri de şu: Diyor ya dışlıyorlar bıdı bıdı,diye. Kendileri de herkesi aynı kefeye koyuyor ya da dışlıyor.
Yalnız bu dediğimi neredeyse herkes yapıyor: Beğenmediği müziği,kalitesiz müzik-kendince dinleyenleri aşağılıyorlar. Sanane. Bu kadar basit. Ben de o aşağılananlar arasındayım. Evet,Demet Akalın dinliyorum;evet,Petek Dinçöz de dinliyorum.
Ve sana bir şey söyleyeyim mi? Bu kişilerin belki her şarkısının sözlerinde kendini kaybetmezsin;ancak çoğu övüp övüp bitirilemeyen insandan daha iyi besteli şarkılar söylüyor. Ben şarkı dinlemek istiyorum,şiir değil.
Çoğu beğenilen şarkının bestesi yok,tıpkı bir şiir. Hepsi kopya. Bir de iki tane yürekten kopmuş gibi gösterilen söz,değişik benzetmeler... Al sana inanılmaz bir sanat eseri.
Şarkının da yavaş olması artısıdır.
Şimdi sen de eleştiriyorsun,derseniz. Ölçülü eleştiriye zaten bir şey dediğim yok. Kimse de beğenmek durumunda değil hiçbir şeyi.
Ancak aşağılamak çok başka bir şey.
Bu benim saydığım ünlüler dışında da var.Daha büyük kesimlerce aşağılanan var. İşte onları bile aşağılama hakkın yok. Beğenmiyorsan dinleme. Bu kadar kolay.
Bir de bunlardan olmaya çalışan var. Kendini ille bir yere sokacak. Her konu hakkında,konuyu bilsin bilmesin, bir görüşü vardır. Bu görüş genellikle ''farklı'' olmak durumundadır. Çünkü onlar bu gezegenden değildir. Zaten onlar bu gezegenden daha iyisini ister ve hak eder.
Mor bulutların,pembe dağların,turuncu göllerin olduğu bir gezegen. Neden mi bu renkler? E onlar sıradan şeyleri sevmez ki.
Nerede kaldım? Her konuda bir görüşleri vardır. İlle bir şeyin tarafı olacaktır. Takımların mesela...
Yani bir futbolcuya hayran oluyor,ölüyor: ''Ben Galatasaray için şunu yaparım,Fenerbahçe benim her şeyim...''
Sev o sevdiğin adamı; ancak olmadığın bir yere sokma kendini. Galatasaray için ölürüm,der Metin Oktay'ı bilmez.
Senden olmayanı dışlama çok: Şu takımı tutan şöyledir,Duman dinlemeyen yaşamasın,Teoman sevmiyorsan olmamışsın sen...
Şaka yollu da olsa,bir dışlama, hatta aşağılama var.
İşte bu dışlama yüzünden de insanlar olmadığı biri gibi gözükme çabasında.
Dışlayanda da suç var,kendi gibi olmayıp onların içine katılmaya çalışanda da.
Not: Bu yazıyı aslında 29 Mayıs 2013'te yazmıştım;ancak üzerinde çokça değiştirme yaptığımdan yeniden yayınlıyorum.
Öyle çok var ki böyleleri. Yaşları küçük ya da büyük. Dinlemediği müziğin,sanatçının bir delisi gibi davranmak,iki tane futbolcunu bildiği takım için ölebilmek?...
Yani bir insan seni dinlediğin müzikten dolayı seviyor,seni üstün görüyorsa sen daha çok ondan kaçmalısın. Sen bir de onların yanına gidiyorsun.
Dinleme Nirvana,Teoman... Ne olacak? Bir eksiklik mi bu? Salt dinlediğin müzikten dolayı havalı mı oluyorsun sen? Senin iyi olmanı sağlayacak tek neden bu mu? Öyleyse bu şarkıları sevmeye zorla kendini.
Bir yere ait olma çabası... Ait olmadığın bir yere ait olma çabası. Kendin olmak çok mu güç?
Ben sevmiyorum Duman,dinlemiyorum. Hadi büyültün bu yazıyı,herkesin gözüne sokarcasına. Çünkü ''sevmediğin bir şeyi dinlememek'' suç.
Sonra da ön yargı çok kötü bir şey ya,deyin. Yargılanmaya karşı çıkarsınız,bir insanı salt müzik zevkiyle bile aşağılayabilirsiniz.
Ön yargıya karşısınızdır;ancak bir sanatçının iki şarkısını beğenmeyince dünyanın en kötü şarkıcısı ilan edersiniz. Geçtim hayranlarını,yalnızca onu dinleyenleri bile kötülersiniz. Zekasına bile laf edersiniz.
Yalnızca sizin müzik zevkleriniz,yalnız sizin film zevkleriniz,yalnız sizi dizi,kitap zevkleriniz,yalnızca sizin güzel-yakışıklı kıstaslarınız doğrudur.
Kendinizi herkesten farklı gibi görürsünüz,bu farklılığı da bir üstünlük konusu yaparsınız.
Dahası iki şarkı dinlemekle farklı olunmayacağını anlayamamışsınız.
Ve de, hepiniz farklıysanız ve bu ''farklı'' kişilerin sayısı çoksa farklılık da farklılık olmuyor artık.Aman hadi çabuk sıradanlaşın,öyleyse azınlıkta kalmalısınız siz. Böyle yaparak çoğunlukta olmayı seçmişsiniz,azınlıkta olduğunu sanarak.
Dışlanmaktan konuşursunuz,sonra bulursunuz Facebook'tan falan birinin bir görselini,paylaşır da paylaşırsınız. Dalga geçersiniz,aşağılarsınız. Çünkü sizin hakkınız. İnsanları görünüşünden dolayı aşağılarsanız. Sonra insanlar güzelsen sana daha iyi davranıyor. :( , yazarsınız.
Durum böyle olunca aynı tip insanlar ortaya çıktı: Lana Del Rey,Duman,Teoman,Cem Adrian ve türevlerinin(sanatçıları kötülemiyorum) hastası olan,uyku bağımlısı,her saat uyuyabilen;ancak çok geç saatlerde yatan,sürekli okulu kötüleyen,Vans delisi,kulaklığı bir yaşam aygıtı olarak gören,Nutella aşığı,yağmur yağdığında düşündüğü tek şey ''acilen kitap okumalıyım.'' olan,aşırı kitap delisi,kitaba para vermeyi öven...
Bu özelliklere ''gerçekten'' sahip olanları kötülüyor muyum? Asla.
Bunların tümü aynı insanda oluyorsa,kusura bakmayın da bu insanlar 10 taneyse 5'i yalancıdır.
Anlamadığım şeylerden biri de şu: Diyor ya dışlıyorlar bıdı bıdı,diye. Kendileri de herkesi aynı kefeye koyuyor ya da dışlıyor.
Yalnız bu dediğimi neredeyse herkes yapıyor: Beğenmediği müziği,kalitesiz müzik-kendince dinleyenleri aşağılıyorlar. Sanane. Bu kadar basit. Ben de o aşağılananlar arasındayım. Evet,Demet Akalın dinliyorum;evet,Petek Dinçöz de dinliyorum.
Ve sana bir şey söyleyeyim mi? Bu kişilerin belki her şarkısının sözlerinde kendini kaybetmezsin;ancak çoğu övüp övüp bitirilemeyen insandan daha iyi besteli şarkılar söylüyor. Ben şarkı dinlemek istiyorum,şiir değil.
Çoğu beğenilen şarkının bestesi yok,tıpkı bir şiir. Hepsi kopya. Bir de iki tane yürekten kopmuş gibi gösterilen söz,değişik benzetmeler... Al sana inanılmaz bir sanat eseri.
Şarkının da yavaş olması artısıdır.
Şimdi sen de eleştiriyorsun,derseniz. Ölçülü eleştiriye zaten bir şey dediğim yok. Kimse de beğenmek durumunda değil hiçbir şeyi.
Ancak aşağılamak çok başka bir şey.
Bu benim saydığım ünlüler dışında da var.Daha büyük kesimlerce aşağılanan var. İşte onları bile aşağılama hakkın yok. Beğenmiyorsan dinleme. Bu kadar kolay.
Bir de bunlardan olmaya çalışan var. Kendini ille bir yere sokacak. Her konu hakkında,konuyu bilsin bilmesin, bir görüşü vardır. Bu görüş genellikle ''farklı'' olmak durumundadır. Çünkü onlar bu gezegenden değildir. Zaten onlar bu gezegenden daha iyisini ister ve hak eder.
Mor bulutların,pembe dağların,turuncu göllerin olduğu bir gezegen. Neden mi bu renkler? E onlar sıradan şeyleri sevmez ki.
Nerede kaldım? Her konuda bir görüşleri vardır. İlle bir şeyin tarafı olacaktır. Takımların mesela...
Yani bir futbolcuya hayran oluyor,ölüyor: ''Ben Galatasaray için şunu yaparım,Fenerbahçe benim her şeyim...''
Sev o sevdiğin adamı; ancak olmadığın bir yere sokma kendini. Galatasaray için ölürüm,der Metin Oktay'ı bilmez.
Senden olmayanı dışlama çok: Şu takımı tutan şöyledir,Duman dinlemeyen yaşamasın,Teoman sevmiyorsan olmamışsın sen...
Şaka yollu da olsa,bir dışlama, hatta aşağılama var.
İşte bu dışlama yüzünden de insanlar olmadığı biri gibi gözükme çabasında.
Dışlayanda da suç var,kendi gibi olmayıp onların içine katılmaya çalışanda da.
Not: Bu yazıyı aslında 29 Mayıs 2013'te yazmıştım;ancak üzerinde çokça değiştirme yaptığımdan yeniden yayınlıyorum.
19 Mart 2013 Salı
ZEVKLER VE RENKLER
Bir siteye girdim geçen gün. Kız böyle insanlardan yakınıyor sürekli, en çok da insanların ön yargılarından,birbirlerine karışmasından. Dedim benim kafadan, dolaştım biraz.
İlerledim bir-iki sayfa. Kız düşüncelerini kanıtlama çabasında anlaşınlan ki, koymuş sitesine kendine göre kötü giyimli birinin görselini,yazmış üstüne kendince gülünç bir yazı. E be şekilciliğe düşman kızım sanane çocuğun pantolonundan,gömleğinden? Sana mı battı? O çocukla dalga geçince başın göğe mi erdi? O görseli oraya koyunca insanlar o çocukla dalga geçince,hiç tanımadığın birini salt görünüşü nedeniyle aşağılayınca ne oldu ha söyle? O çocuk onu görse üzülmez mi, gururu kırılmaz mı? Herkes senin zevkine göre mi düşünmek durumunda?
Dur daha sitede olan gezintim bitmedi. İlerliyorum ön yargıya düşman(!) kızımız bir de şöyle bir şey paylaşmış-kesinlikle hangi şarkıcı olduğunu söylemeyeceğim-: Bilmem ne şarkısını dinleyenler şöyle, ay bu nasıl şarkı,dinleyen var mı bunu ya ciddi ciddi?
Evet,var güzelim. Ciddi ciddi o şarkıyı dinleyen, o şarkıyla mutlu olan,ağlayan,sevdiğini anımsayan,düşleyenler var. Bu da seni hiç ilgilendirmez. İnsanların kötülüğünden yakınan kızım benim. Kimse senin sevdiğin müziği sevmek durumunda değil. Kimseye sevdiği müzikten dolayı hakaret hakkını elinde bulundurmuyorsun kızım.
Zevkler ve renkler tartışılmaz,sevmediğin şeyi dinleyene,sevene küfredilir. Bu kadar! Senin görüşün budur.
Şimdi de şöyle bir söz gördüm: One Direction, Justin Bieber dinleyince ergen oluyoruz ama, siz ...'yı dinleyince oluyor...
Burada adını verdim çünkü, burada onlar kötülenmiyor. Kötülenen kişiyi yazmadım. Öncelikle sözüm One Direction ya da Justin Bieber dinleyene değil,yazılarıma bakarsanız ben de dinlerim onları. Yaşları önemli değil,sevdiğim şeyi dinlerim ben.
Şimdi demiş ya, ''One Direction, Justin Bieber dinleyince...'' burada insanların müzik zevklerine karışmasından,bu şarkıcılara ön yargıyla yaklaşılmasından yakınılıyor. Yalnız ters bir hamleyle birden kendi sözüyle kendi kendini alt ediyor. Kendisi başka bir şarkıcıyı küçümsüyor. Bu ne perhiz bu lahana turşusu...
Şimdi senin amacın müzik zevklerine karışılmasına karşı çıkmaksa sen niye aynısını yapıyorsun? Benden de sana bir öneri: Karşı çıktığın şeyi kendin yaparsan,yapmak istediğin etkiyi azaltırsın,istediğin iletiyi de verememiş olursun.
İlerledim bir-iki sayfa. Kız düşüncelerini kanıtlama çabasında anlaşınlan ki, koymuş sitesine kendine göre kötü giyimli birinin görselini,yazmış üstüne kendince gülünç bir yazı. E be şekilciliğe düşman kızım sanane çocuğun pantolonundan,gömleğinden? Sana mı battı? O çocukla dalga geçince başın göğe mi erdi? O görseli oraya koyunca insanlar o çocukla dalga geçince,hiç tanımadığın birini salt görünüşü nedeniyle aşağılayınca ne oldu ha söyle? O çocuk onu görse üzülmez mi, gururu kırılmaz mı? Herkes senin zevkine göre mi düşünmek durumunda?
Dur daha sitede olan gezintim bitmedi. İlerliyorum ön yargıya düşman(!) kızımız bir de şöyle bir şey paylaşmış-kesinlikle hangi şarkıcı olduğunu söylemeyeceğim-: Bilmem ne şarkısını dinleyenler şöyle, ay bu nasıl şarkı,dinleyen var mı bunu ya ciddi ciddi?
Evet,var güzelim. Ciddi ciddi o şarkıyı dinleyen, o şarkıyla mutlu olan,ağlayan,sevdiğini anımsayan,düşleyenler var. Bu da seni hiç ilgilendirmez. İnsanların kötülüğünden yakınan kızım benim. Kimse senin sevdiğin müziği sevmek durumunda değil. Kimseye sevdiği müzikten dolayı hakaret hakkını elinde bulundurmuyorsun kızım.
Zevkler ve renkler tartışılmaz,sevmediğin şeyi dinleyene,sevene küfredilir. Bu kadar! Senin görüşün budur.
Şimdi de şöyle bir söz gördüm: One Direction, Justin Bieber dinleyince ergen oluyoruz ama, siz ...'yı dinleyince oluyor...
Burada adını verdim çünkü, burada onlar kötülenmiyor. Kötülenen kişiyi yazmadım. Öncelikle sözüm One Direction ya da Justin Bieber dinleyene değil,yazılarıma bakarsanız ben de dinlerim onları. Yaşları önemli değil,sevdiğim şeyi dinlerim ben.
Şimdi demiş ya, ''One Direction, Justin Bieber dinleyince...'' burada insanların müzik zevklerine karışmasından,bu şarkıcılara ön yargıyla yaklaşılmasından yakınılıyor. Yalnız ters bir hamleyle birden kendi sözüyle kendi kendini alt ediyor. Kendisi başka bir şarkıcıyı küçümsüyor. Bu ne perhiz bu lahana turşusu...
Şimdi senin amacın müzik zevklerine karışılmasına karşı çıkmaksa sen niye aynısını yapıyorsun? Benden de sana bir öneri: Karşı çıktığın şeyi kendin yaparsan,yapmak istediğin etkiyi azaltırsın,istediğin iletiyi de verememiş olursun.
2 Aralık 2012 Pazar
HAKSIZLIK,ÖN YARGI
Bugünlerde görüyorum herkes herkesi aynı kefeye koyuyor. Ya da haklıyla haksızı ayıramıyor. Ne bileyim mesela şehitlere ilgili paylaşım yapana ''Beğeni için yapıyor.'' deniyor,yapmayana ülkesini sevmiyormuş gibi davranılıyor... Yani ne yapsan suç.
Çocuğu kötülük yaptı diye anasına sövmek... İyi küfür et. Et de... Tek suç annesinin mi? Ya da suç annesinin mi?
Beddua eder.''Acısı çocuğundan çıksın.'' der.
Birini görür. Tipini beğenmez huyuna laf eder.
Ya da güzel, yakışıklı olduğu için onun her başarısını,mutluluğunu dış görünüşüne bağlar.
Bir şarkısını dinler, beğenmez. ''Bu da mı şarkıcı oldu?'' der. Şarkısını beğenmez,sesine laf eder.
Ön yargı. Ne büyük bir ön yargı...
Ya da bazen kıskançlık.
''Ben daha çok hak ediyordum. ben daha çok çalıştım.'' Ama olmadı. Senin daha çok hak etmen onun hiç hak etmediği anlamına gelmez.
Keşke hepimiz başarılı,zeki,güzel,yakışıklı-aslında son söylediklerimi kullanmak istemem;çünkü Allah'ın yarattığı bir varlığa çirkin denmesini doğru bulmuyorum-olsak.
Ancak; biz onu kötüledik diye o kötü olmayacak. Evet, övdüğümüz için de iyi olmayacak. Çünkü ondan bahsediyoruz. Bizden değil işte.
İnşallah hepimiz mutluluğu yakalarız. Her konuda hem de...
Çocuğu kötülük yaptı diye anasına sövmek... İyi küfür et. Et de... Tek suç annesinin mi? Ya da suç annesinin mi?
Beddua eder.''Acısı çocuğundan çıksın.'' der.
Birini görür. Tipini beğenmez huyuna laf eder.
Ya da güzel, yakışıklı olduğu için onun her başarısını,mutluluğunu dış görünüşüne bağlar.
Bir şarkısını dinler, beğenmez. ''Bu da mı şarkıcı oldu?'' der. Şarkısını beğenmez,sesine laf eder.
Ön yargı. Ne büyük bir ön yargı...
Ya da bazen kıskançlık.
''Ben daha çok hak ediyordum. ben daha çok çalıştım.'' Ama olmadı. Senin daha çok hak etmen onun hiç hak etmediği anlamına gelmez.
Keşke hepimiz başarılı,zeki,güzel,yakışıklı-aslında son söylediklerimi kullanmak istemem;çünkü Allah'ın yarattığı bir varlığa çirkin denmesini doğru bulmuyorum-olsak.
Ancak; biz onu kötüledik diye o kötü olmayacak. Evet, övdüğümüz için de iyi olmayacak. Çünkü ondan bahsediyoruz. Bizden değil işte.
İnşallah hepimiz mutluluğu yakalarız. Her konuda hem de...
13 Nisan 2012 Cuma
ÖN YARGINI KENDİNE SAKLA
Ön yargılı insanlara gerçekten sinir oluyorum. Ve o kişi ya da şey değişse de kendi düşüncesini kanıtlamak için uğraşıyorlar ya, değişmemiş gibi göstermeye çalışıyorlar ya!... Çok sinir bozucu.
Bir kişi hakkında yarım yamalak bilgileriyle onun hakkında bir ön yargıya sahip oluyorlar. Diyelim ki o kişiyi sevmiyorlar. Allah'ım bu ön yargı nasıl bir şeyse, ya da nasıl büyük bir ön yargıysa artık, onu kötülemek için o kişinin hayranlarında daha çok takip ediyorlar onu. Bir açık yakalayacaklar ya....
Neyse ''Ön yargınızı çöpe atın.'' diyorum. : D İnanın daha mutlu olacaksınız.
Bir kişi hakkında yarım yamalak bilgileriyle onun hakkında bir ön yargıya sahip oluyorlar. Diyelim ki o kişiyi sevmiyorlar. Allah'ım bu ön yargı nasıl bir şeyse, ya da nasıl büyük bir ön yargıysa artık, onu kötülemek için o kişinin hayranlarında daha çok takip ediyorlar onu. Bir açık yakalayacaklar ya....
Neyse ''Ön yargınızı çöpe atın.'' diyorum. : D İnanın daha mutlu olacaksınız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)