üzgün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üzgün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2015 Çarşamba

KAPI AÇIK

Her zaman ölen ben olurum
Oyunu kurallarına göre oynamam çünkü
Süründüren kazanır
Sürünen ölür
Ne rezil bir ölüm
Ne rezil bir acı
Her zaman ölen ben olurum
Cenaze töreni boş olan da
Boşa giden cana üzülen kim
Kuralları ben koymadım bu oyunda
Buydu bende asilik; kuralları yok saymak
Kurallar beni yok saydı
Can gitti,geriye ne kaldı
Yine ölüm beni bekledi kapıda
Kapı açık
Daha çok can var sırada

21 Mayıs 2014 Çarşamba

HİÇ

Kalbim kırıkken senin için mutlu görünmeye çalıştım. Sen kalbimi kırmışken senin için zorladım kendimi,senin için sana karşı dayandım.
Gerçekler yüzüme çarparken ben kendime karşı savaş verdim. Gerçekleri duymamak için,onlara inanmak için çırpındım.
Beni bir savaş ortasında bırakmıştın. Yenilmiştim. Sana ve gerçeklere. Sana ve her şeye. Gerçekler bir bomba etkisi yaratırken asıl yaralanan ruhumdu.
Ruhumun canı yanıyordu. Gözlerim yanıyordu. Gözyaşlarımın kurumasına izin vermemeye yemin etmiştim sanki. Her bir damlanın içine neler gizliydi bir bilsen. Küçücük bir damla neler saklıyordu,nasıl ağırdı bir bilsen.
Sana söylemem gereken sözler. Belki de etmem gereken küfürler. Atmam gereken sert tokatlar.
En ufak bir kızgınlığım yoktu sana. Üzüldüğümü biliyordun sevgilim. Beni neden üzdün sevgilim? Benim yaşadıklarımı yaşama sevgilim. Sana da biri bunları yaşatmasın. Yaşattıklarını yaşama.
Bu savaşın barışı yoktu. Sonu olmadığı gibi. Yıkık ve mağlubum. Kayıbım,kayıplardayım. Kayboldum,uzaklardayım. Yolum yok,sana uzağım. Dahası yok,sensiz yaşıyorum. Başlattığın savaşın yıkıntıları arasında...
Boşluktayım,her adımda düşüyorum. Karanlıktayım,düşmanımı göremiyorum. Ve benliğinin ağırlığı altında eziliyorum. Güzel yüzüne karşı koyamıyorum. Ezici zaferini izliyorum gülümsemende. Meleklere yakışır gülümsemende,şeytandan aldığın güçle.
Bir hiç gibi yaşıyorum. Hiçken her şey sandım kendimi. Her şeyinim sanmıştım. Her şeyimi aldın. Hiçliğimi de al.

6 Ağustos 2013 Salı

SEVGİMİ HAK ETSEYDİN BELKİ

Sevmeniz gereken birinden nefret mi ediyorsunuz? Ya da nefret sözcüğü az kalır, ondan iğreniyor musunuz?
Öyleyse,benimle aynı duyguları paylaşıyorsunuz.
Siz ağlarken karşınızda kahkaha attı mı o ''sevmeniz gereken'' insan(!).
Öyleyse ondan nefret ettiğim için kendimi suçlayamam artık.
Öyleyse hiç uğraşamam onu sevmeye. Bir damla sevgimi hak etmiyor çünkü.
Onun yüzünden buradan gitmek istiyorum. Sonra geri dönmek istiyorum. Ancak,bilmesin nerede olduğumu,merak etsin ya da etmesin ben onu merak etmeyeceğim çünkü. Bir saniyemi hak etmiyor o çünkü.
Siz,sizi sevdiğini her bir sözüyle,davranışıyla belli etmesi gereken birisi için ''Neden her yaptığım ona batıyor?'' diye düşündünüz mü hiç?
Salt bazı kişilerden maddi olarak biraz daha iyi olduğunuz için ''şanslı'' sayıldınız mı?Oysa geceleri ağlayarak uyuyan,bu yüzden de gözleri şiş uyanan da bendim.
Kendi kendinizi avutmak durumunda kaldınız mı?
Salt ağlamamak için,''Üzülürsen saçlarında beyazlar çıkar,kırışıkların olur.'' diye saçma bahanelerle ağlamanızı durdurmaya çalıştınız mı?
''Bu son ağlayışım.'' olacak diye rahat rahat ağlamaya çalıştınız mı?
Cansızlardan,nesnelerden,insan olmayanlardan avuntu ürettiğiniz oldu mu? Ben sürekli yapıyorum bunu.
Her yaptığınızda bir açık bulundu mu? Kendinizi yabancı hissettiniz mi? ''Vadideki Zambak'' kitabını okuyan bilir. İşte oradaki çocuk gibi hissettiniz mi? Benim aklıma girmiş de yazmış sanki,dediniz mi o kitap için? Ben o kitabı okurken ağladım.
Şimdi yine kendimi avutacağım.Belki bir şarkıyla,ya da sokaktaki kedilerle,ya da bulacağım bir şey.
Yine gireceğim bu bloga. Unutmak için yazağım modayla,çizgi dizilerle ilgili bir şey. Ne unutturusa artık. Mutlu rolü üzerime yapıştı çünkü.

11 Mart 2012 Pazar

EN ÇOK

Ben en çok seni sevdim.
Beni en çok sen üzdün.
Zaten yaptığın kötülükleri başkası yapsaydı umrumda olmazdı.

9 Ekim 2011 Pazar

İNSAN DEDİKLERİMİZ

Hani küçüklüğümüzde oyuncaklara sarılıp uyuruz ya. Benim de bir ayıcığım vardı. Üzgün olduğumda ona sarılırım geceleri hala. Onun da dili olsa diyecek: ''Hep üzgün olduğunda aklına geliyoruz.'' diye. Bugün de ona sarıldım.
Bazen çok üzgün olduğumda cansız varlıklara boş boş bakarım. Ya da kedilere bakarım. İnsanlarla olmak ya da konuşmak istemem. Çünkü konuşmanın çözüm getirmeyeceğini düşünürüm. İnsanlarla durmak istemem. Çünkü öyle anlarda genelde insanlara kızgın olurum. İnsanların yüzünden üzülürüm,üzülürüz genelde çünkü. Hayvanların yüzünden üzülmem ki. Onlardan dolayı üzülürüm ancak.
Hayvanlar-ki özellikle kediler-bana çokmasum,günahsız gelir.Kötülük düşünmez onlar.Bazen gözlerimden yaşlar akarak-bir kedim var- ona bakarım. Hayatımda en sevdiğim şeylerden. O benim canım. Ona bakarım. O da sanki benim üzüldüğümü anlar. Masumca bakar bana. Ben çok tuhaf olurum.
İşte hayvan dediğimiz varlıkların, bazı insan dediklerimizden iyi olduğunu görürüm...