mutsuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutsuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2016 Cumartesi

GÜVENSİZ

Sana yazacağım herhangi bir mektuba ''Sevgilim'' diye başlamak isterdim. Artık sevgili olmadığımıza göre böyle başlamamın da bir anlamı yok. Zaten seni sevgili olarak görmenin de hiçbir anlamı,mantığı yok.
Ayrılmamız için tek bir neden yetti. Tek bir neden. Kocaman bir ayrılık nedeni: Aldatmak.
Bunu bana söyleyebilmen beni çok şaşırttı. Aldatmandan daha çok bunu söyleyebilmene ve hatta özür dileyebilmene şaşırdım. Neden bilmiyorum;sanki bunu bekliyormuşum gibi. Evet,sana güvenmedim. Seni sevdim. Seni her şeyden çok sevdim. Güvenmeme karşın senin birlikte oldum. Aptal değilim,aşığım.
Sana güvenmediğim için kendimi hiçbir zaman suçlu hissetmedim ki. Bana hiç güven vermedin ki. ''Haksız mıyım?'' diye sormayacağım;haklıyım.
İlişkimiz güven üzerine kurulmadı. Tümüyle benim sevgim üzerine.Bana yeterince güven vermediğin gibi yeterinde sevgi de vermedin. Zaten güvenmememin bir nedeni de buydu.
Bense hala seviyorum. Hala nasıl sevebiliyorum anlamış değilim.Sevgim bir damla azalmadı. Her an seni ve anılarımızı düşünüyorum. Seni nasıl sevdim? Deliler gibi...
Şimdi gelsen,''yeniden'' desen... Hayır,bağışlamamam. Seni bağışlamayacağım;ancak seni seveceğim.

9 Nisan 2016 Cumartesi

GÜNAH

Sana hiçbir sözüm sevgisizlikten değildi. Kötü bir şey demişsem,dilemişsem kızgınlığımdandı,sevgimdendi.
Ölmeni diledim; çünkü sana kırıldım. Sana kırıldım;çünkü sana olan sevgim sınırlarını aştı. Senin yaptığını başkası yapsaydı kırılmak değil umursamazdım bile. Ancak sen yapınca kalbim ortadan ikiye ayrıldı. Yeni bir aşk doğdu: Acıdan doğan bir aşk.
Sana güzel aşk sözcükleriyle seslenemedim bile. İzin vermedin. İçimden bile diyemedim. Sana ancak ''sen'' diyebiliyorum. Onlarca güzel aşk sözcüğü üretebilecekken ben sıradan bir kişiye seslenir gibi''sen'' diyorum.
Bana öyle kötü davrandın ki sana güzel şeyler demeye korktum. Biliyordum ki; onu bile kullanırdın. Biliyordum ki rahatsız olurdun.
Sen sen sen. Gönlümün ağrısı... Sen güzel olan hiçbir şeyi hak etmiyorsun. Böyleyken bile seni sevmekten usandım,yoruldum. Sana kendi canımdan farksız davranmışken sen beni düşman belledin. O ikiye ayırdığın kalbi sonra paramparça ettin. Bile bile. Kazancın ne? Günah?
Ölmeni diledim; çünkü yaşadıkça günaha saplanıyorsun. Ölmeni diliyorum;çünkü günahtan başka kazancın yok. Ben bu dünyada nasıl yangından başka bir şey göremiyorsam sen de öbür dünya yangından başka bir şey göremeyecekmişsin gibi geliyor. Sevabını günahını bilemem;ancak bana yaptıkların bile yeter bazı şeylere. Hakkımı ödeyebilecek misin?

16 Mart 2016 Çarşamba

SANAT

Sana bir daha şarkı armağan etmeyeceğim
Acı koksalar da
Yazılmalarına acı neden olsa da
Güzel hiçbir aşk şarkısını hak etmiyorsun
Sanat gibi görünsen de
Ruhun çöplük gibi
Aynaya baktığında Tanrı'ya şükretsen de
Ruhun için kime yakınıyorsun bilemem

12 Mart 2016 Cumartesi

HAKLISIN

Kim daha çok sevdi seni?
İkimiz de biliyoruz...
Onun sevgisi benimkinin yanında hayalet gibi...
Sen de haklısın.
Sana bir şey diyemem.
İnsan seveni değil sevdiğini seçer.

24 Ekim 2015 Cumartesi

AH

Kaç yalnızlık unutturur seni bana?
Ahlarım daha çıkmadı mı karşına?
Benden her bir ah çıktığında
Aşkın koparıyor benden bir parça.
Benden her ah çıktığında
Allah alıyor sanki beni yanına.
Benden her ah çıktığında
Dünyalar yıkılıyor başına.
Dünyamdın, dünyam olup yıkılsana başıma.

18 Ağustos 2015 Salı

KUSURSUZ AŞIKLAR

Buraya lisedeyken kısa öyküler yazdığımı söylemiştim. Ancak onlar başarısız çalışmalardı.
Benim lisedeyken öykülerim kısaydı. Ancak bir tanesi uzun solukluydu ve çok mutluydu. Ben kahramanlarına ''kusursuz aşıklar'' diyordum.
Sonra öyküdeki aşıkları kıskandım mı ne yaptımsa mutluluklarını bozdum. Ve de en çok beğendiğim yer orası oldu.
Aşıklarımız mutsuz oldu ve ben bugün fark ettim öyküm başıma geldi. Gerçekten kötü bir rastlantı olarak elbette ki bozulan mutluluk başıma geldi. Gülünecek ve acı bir durumdayım belki de.
Ben öykümü mutsuz bitirmeye kıyamamıştım;ancak öykü öyle bir yere geldi ki içimden ''ben bunu nasıl mutlu sonla bitireceğim?'' dedim.
Ben de mi o durumdayım yoksa?

12 Ağustos 2015 Çarşamba

7 Ocak 2015 Çarşamba

KAPI AÇIK

Her zaman ölen ben olurum
Oyunu kurallarına göre oynamam çünkü
Süründüren kazanır
Sürünen ölür
Ne rezil bir ölüm
Ne rezil bir acı
Her zaman ölen ben olurum
Cenaze töreni boş olan da
Boşa giden cana üzülen kim
Kuralları ben koymadım bu oyunda
Buydu bende asilik; kuralları yok saymak
Kurallar beni yok saydı
Can gitti,geriye ne kaldı
Yine ölüm beni bekledi kapıda
Kapı açık
Daha çok can var sırada

26 Aralık 2013 Perşembe

KÖTÜ ŞEYLER

Artık adın anıldığında değil bir tek biri''yalancı,alçak'' dedi mi de aklıma sen geliyorsun. Kötü şeyler bana seni anımsatıyor.
Aklıma geliyorsun sık sık. Bu denli mi kötü yaşamım yoksa?
Ne güzel değil mi? Birinin gönlü fethettin. Aklından çıkmıyorsun.. Biri mutsuz. Senin yüzünden... Bu senin başarın.
Sen neler yapabiliyormuşsun böyle?
Bak ağlıyorum senin yüzünden... Hadi biraz daha onur duy kendinle.
Senden daha iyi şeyler bekliyorum ama... Bunlar az senin için.

6 Ağustos 2013 Salı

SEVGİMİ HAK ETSEYDİN BELKİ

Sevmeniz gereken birinden nefret mi ediyorsunuz? Ya da nefret sözcüğü az kalır, ondan iğreniyor musunuz?
Öyleyse,benimle aynı duyguları paylaşıyorsunuz.
Siz ağlarken karşınızda kahkaha attı mı o ''sevmeniz gereken'' insan(!).
Öyleyse ondan nefret ettiğim için kendimi suçlayamam artık.
Öyleyse hiç uğraşamam onu sevmeye. Bir damla sevgimi hak etmiyor çünkü.
Onun yüzünden buradan gitmek istiyorum. Sonra geri dönmek istiyorum. Ancak,bilmesin nerede olduğumu,merak etsin ya da etmesin ben onu merak etmeyeceğim çünkü. Bir saniyemi hak etmiyor o çünkü.
Siz,sizi sevdiğini her bir sözüyle,davranışıyla belli etmesi gereken birisi için ''Neden her yaptığım ona batıyor?'' diye düşündünüz mü hiç?
Salt bazı kişilerden maddi olarak biraz daha iyi olduğunuz için ''şanslı'' sayıldınız mı?Oysa geceleri ağlayarak uyuyan,bu yüzden de gözleri şiş uyanan da bendim.
Kendi kendinizi avutmak durumunda kaldınız mı?
Salt ağlamamak için,''Üzülürsen saçlarında beyazlar çıkar,kırışıkların olur.'' diye saçma bahanelerle ağlamanızı durdurmaya çalıştınız mı?
''Bu son ağlayışım.'' olacak diye rahat rahat ağlamaya çalıştınız mı?
Cansızlardan,nesnelerden,insan olmayanlardan avuntu ürettiğiniz oldu mu? Ben sürekli yapıyorum bunu.
Her yaptığınızda bir açık bulundu mu? Kendinizi yabancı hissettiniz mi? ''Vadideki Zambak'' kitabını okuyan bilir. İşte oradaki çocuk gibi hissettiniz mi? Benim aklıma girmiş de yazmış sanki,dediniz mi o kitap için? Ben o kitabı okurken ağladım.
Şimdi yine kendimi avutacağım.Belki bir şarkıyla,ya da sokaktaki kedilerle,ya da bulacağım bir şey.
Yine gireceğim bu bloga. Unutmak için yazağım modayla,çizgi dizilerle ilgili bir şey. Ne unutturusa artık. Mutlu rolü üzerime yapıştı çünkü.

22 Aralık 2012 Cumartesi

Çok canım sıkkın...
Aynı şey insanı mutlu edip umutlandırabiliyorken ona ulaşamama korkusu da insanı üzebiliyor. Mahvedebiliyor.
Allah'tan blog var. Üzüntümü yazıyorum.
Kimse beni önemsemiyor, demeyeceğim. Ancak; bazı üzüntülerimi açık bir biçimde söylememe karşın insanlar ısrarla bu düşüncemi önemsemiyor.  Bildiğin konuyu değiştirmeye çalışıyorlar. Ben de o yüzden derdimi anlatmaktan vazgeçtim. Derdimi yazarım daha iyi. Çenemi sıkı tutmam gerek. Gerçekten... İnsanları sıkmamam gerek. Kendi derdimle boğulup, gözyaşlarımı kendi elimle silmem gerek. Kendi gözyaşlarımla yalnızca kendimi boğmam gerek. Keşke bunlar mutluluk gözyaşı olsa korkuyu boğsam.
Bir de... Bir de birden mutlu oluyorum,birden üzülüyorum. Aynı nedenden. Aynı korkudan,aynı umuttan...
Korkumu al Allah'ım... Onun katınca güç ver... Herkese...

7 Ekim 2012 Pazar

İNANMAK İSTİYORUM


Senin aşkın yüzünden ben acı çekmiyordum ki.
Senin aşkınla bağlanıyordum yaşama. Senin aşkın benim geleceğe umutla bakmamı sağlıyordu. Senin aşkın hep senin aşkın.
Şimdi o aşktan umudum kalmadı. Şimdi ben neye tutunarak yaşayım? Neye bağlanayım? Ne için savaşayım?
Sen sevdiğinle mutluyken ondan ayrılman için Allah'a yalvarayım mı? Seni ondan ayırmaya mı çalışayım? Ondan ayrılsan beni mi seveceksin? O küçük kalp ne olacak?
Şimdi ben mutlu olsam bile aşk yüzünden olmayacak mı hiç? Ben umudum yokken nasıl sevebiliyorum hala? Ya da yalan söylüyorum.Neden arada bir umudum ortaya çıkıyor? Kalp sarsıntılarım gözlerimden yaş akıtıyor? Neden kimse beni anlamıyor? Kimse mi aşık olmadı ?
Yazgım değilsen neden yüreğimdesin?
Bu öyle bir şey ki umudum artsa kendimi suçlu hissediyorum. Evet suçlu hissediyorum.  Bütün geleceğimde sen ol istemiştim. Şimdi baştan mı seçim yapayım?  Ama çok geç artık.
Vazgeçemiyor ki gönlüm senden artık...
Ben de mutlu olmak istiyorum. Senle mutlu olmak istiyorum. Senle olmasa bile Allah mutlu eder beni. Umudum az olsa bile inanmak istiyorum.

9 Ekim 2011 Pazar

İNSAN DEDİKLERİMİZ

Hani küçüklüğümüzde oyuncaklara sarılıp uyuruz ya. Benim de bir ayıcığım vardı. Üzgün olduğumda ona sarılırım geceleri hala. Onun da dili olsa diyecek: ''Hep üzgün olduğunda aklına geliyoruz.'' diye. Bugün de ona sarıldım.
Bazen çok üzgün olduğumda cansız varlıklara boş boş bakarım. Ya da kedilere bakarım. İnsanlarla olmak ya da konuşmak istemem. Çünkü konuşmanın çözüm getirmeyeceğini düşünürüm. İnsanlarla durmak istemem. Çünkü öyle anlarda genelde insanlara kızgın olurum. İnsanların yüzünden üzülürüm,üzülürüz genelde çünkü. Hayvanların yüzünden üzülmem ki. Onlardan dolayı üzülürüm ancak.
Hayvanlar-ki özellikle kediler-bana çokmasum,günahsız gelir.Kötülük düşünmez onlar.Bazen gözlerimden yaşlar akarak-bir kedim var- ona bakarım. Hayatımda en sevdiğim şeylerden. O benim canım. Ona bakarım. O da sanki benim üzüldüğümü anlar. Masumca bakar bana. Ben çok tuhaf olurum.
İşte hayvan dediğimiz varlıkların, bazı insan dediklerimizden iyi olduğunu görürüm...