3 Mayıs 2013 Cuma

TIFFANY'DE KAHVALTI

Birkaç gün önce Tiffany'de Kahvaltı'yı izledim. Blair Waldorf'un önerisi. : D
Audrey Hepburn ne zarif kadın ya.
Filmi sevdim.
Başı Blair'in ünlü düşlerindendi. Sonu da öyle. Kediyi bulamayacak diye ciddi ciddi korktum. :)
Film çok güç beğenen biriyim,bunu sevdim.
Benim gibi Blair Waldorf  hastaları izlesin.
Sonra başka bir film izledim. Filmin adını ararken altta çıkmaya başladı: 1,2,3,4,5...
Dedim:5 tane? İyi demek ki.
Sonra filme beklediğim gibi gülmedim. Kahkaha yok. Arada sessiz gülmeler...
Sonra dedim: Oha!... Buna mı 5 tane film çekmişler. Tutmuş ki bu denli?
Başladığım işi bitiririm,diyerek kendimi zorladım. Sonra dedim,boşa zaman kaybı,kapadım yarısında. Dayanamadım.
Filmlerde öyle olmasa bile başladığım kitabı bitiririm. Yalnız bir tane kitap okumam ben. Gün içinde ya da hafta içinde canım hangisini isterse onu okurum. O yüzden çabuk bitmez. :)
Şey oluyor bende. Diyelim bir kitap okuyorum yalnızca. O an onu okumak istemiyorum, konusu ruh halime uygun olmuyor falan.; ancak kitap okumak istiyorum. E sonra kitap okumuyorum.
Sonra dedim kendime: ''Saçmalama,ne zorluyorsun kendini? Git,başka kitap oku, bunu sonra okuyup bitirirsin.''
Böyle yapa yapa bir bakmışım yedi-sekiz kitap var biriken. Rahatsız olmuyorum gerçi. :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder